25 Mayıs 2011 Çarşamba

Framework

Şu ana kadar çerçevelettiğim puzzle’lar arasında en güzeli bu oldu sanırım. Puzzle çerçeveletmenin puzzle yapmak kadar ayrı bir zahmeti var bana göre. Öncelikle puzzle’ı taşıyabilecek uygun bir çanta bulmalısın, yoksa yolda en ufak bir kazada darmadağın olabilir 2 ay boyunca uğraştığın şey. 1000’lik puzzle’lar için (genelde 70*50 oluyorlar), en küçük boy resim çantası son derece işlevsel oluyor. Puzzle’ı yapıştırıp, arkadan da bantladıktan sonra, en büyük boy çöp poşetine de koyup, çantasına yerleştirdin mi gönül rahatlığı ile yola çıkabilirsin. O kadar yol gidip, çerçeve yapılacak yere geldiğin zaman (ki bu benim için genelde Koçtaş oluyor), puzzle’a uygun bir çerçevenin olmadığını gördüğünde o puzzle’ı çerçeve reyon görevlisinin kafasına geçirmemek için zor tutuyorsun kendini. O yüzden puzzle’ı götürmeden önce önden bir keşif gezisi yapıp, uygun çerçevenin olup olmadığını öğrenmek, mümkünse de rezerve etmekte yarar var.

A New Hope
Bu sefer işler oldukça yolunda gitti. Puzzle için son derece uyumlu bir çerçeve buldum. Aslında çerçeveyi bizzat ben seçmedim, Gebze Center Koçtaş’ta görevli olan Cem, çerçeveler içinde kararsız kaldığımı görünce hemen yardıma koşarak uygun birkaç tane çerçeve önerdi. Bu esnada kendisi ile de ayaküstü sohbet etmiş olduk. Biz Cem ile muhabbete dalmışken bu esnada çerçeveleri yapan Mehmet de mekâna geldi. Çerçeve işini Koçtaş bizzat yapmayıp 3. partilere taşeron olarak yaptırıyormuş. Bu yüzden Mehmet genelde öğleden önce, saat 11’ e doğru dükkâna geliyormuş. Böylece bu bilgiyi de öğrenmiş oldum. Çerçeve için Koçtaş’a sabahın köründe gitmenin bir yararı yok yani. Puzzle’ı Cem ve Mehmet’e emanet ettikten sonra bir, bir buçuk saat kadar alışveriş merkezinde oyalandım. Sonra Cem telefon etti ve işin bittiğini, puzzle’ı alabileceğimi söyledi. Çerçeveyi aldım ve eve doğru yola koyuldum.

21 Mayıs 2011 Cumartesi

One finished, two to go!

“Sonunda bitti!” diyeceğim ama zaten yaklaşık bir ay kadar önce bitmişti A New Hope film afişinin posteri. Evdeki yapıştırıcı, 7 ay beklemeye dayanamayıp yalan olduğu için yeni bir yapıştırıcı ile biten puzzle’ı koruma altına aldım. Puzzle yapmanın en keyifli anı kesinlikle bitmiş bir puzzle’ın üzerine yapıştırıcının uygulandığı an bence. Yapıştırıcıyı puzzle üzerine yayıp, bir fincan kahve eşliğinde kurumasını beklemek, puzzle yapılırken yıpranan tüm sinirleri tekrar onarıyor.


Bitmiş puzzle’ın işi tabi puzzle fix ile sona ermiyor. Parçaların kendi aralarında yapıştıklarına emin olduktan sonra, çerçeveletmeye götürürken ya da çerçeveci kendi işini yaparken (ki bu ayrı bir yazının konusu olacak) bir kazaya kurban gitmemek için, ön yüzüne yapıştırıcı uyguladığınız puzzle’ı kuruyunca dikkatlice tersyüz edip, arkasından koli bandı ile de şerit şerit yapıştırmakta fayda var. Koli bandı ile de arkadan desteklenen puzzle, artık benim diyen fırtınaya bile dayanır hale geliyor. “Amma abarttın, altı üstü bir çerçeveciye götüreceğiz be adam!” diyebilirsiniz ama benim gibi çerçeveci ile eviniz arasında dünyalar varsa, bu söylediklerimi mutlaka dikkate alın derim :).

Şimdi The Empire Strikes Back ile yoluma devam ediyorum. Parçaları dizmeye başladım bile :).