5 Haziran 2011 Pazar

Yoktan var etmek.

Bir puzzle'da en nefret ettiğim şey kesinlikle kenarları yapmak. Daha ortada hiç bir şey yokken, sadece iki bağlantı üzerinden yol almak gerekiyor ve inanın bana bu o kadar da kolay bir şey değil.

"Hah tamam oldu bu" dediğim parçaları aslında alakasız yerlere koymuş olduğumu, tam da çerçevenin tamamlanmasına yakın bir anda, olay işin içinden çıkılmaz bir hale geldiğinde anlıyorum ya, işte çok pis oluyor o zaman. Sınavın bitmesine beş dakika kala cevaba bakıp bu işte bir ibnelik var şüphesine düşmek gibi... Biliyorsun ki bir yerlerde sağlam bir sıçış var, ama nerede olduğunu da kestiremiyorsun. Çünkü sadece iki parçanın bir birine olan uyumundan başka sana yol gösterecek hiç bir şey yok. Olaya üçüncü bir parça girmeden ne yazık ki kenar kısmında hiç bir parçanın yerini (çok belli değilse) garantileyemiyorsun.

Bazen paranoyak şekilde parçaları ışığa tutup aralarından ışık sızıyor mu diye baktığım da oluyor.

Anlayacağın saf sıkıntı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder